Havadis53

DP Rize İl Başkanı Çelik”Çay Karadeniz Horonu Gibidir”

Demokrat Parti Rize il başkanı Hamit Çelik Karadeniz Gazetesine önemli açıklamalar yaptı.

DP Rize İl Başkanı Çelik”Çay Karadeniz Horonu Gibidir”
97 views
26 Haziran 2022 - 15:30

Röportaj: Hüseyin TERZİ

Demokrat Parti Rize İl Başkanı Hamit Çelik, Karadeniz Gazetesine önemli açıklamalar yaptı. Çelik, hem ülke gündemi hem de Rize’nin yatırımları ve sorunları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Üst üste gelen zamlardan ötürü vatandaşların ve çiftçilerin zor durumda olduğunu söyleyen Çelik, acilen gerekli önlemlerin alınması gerektiğini dile getirdi. Çelik, bakanlıkta bekleyen çay kanun tasarısının da artık siyasi malzeme haline geldiğini belirtti. Çelik, ÇAYKUR’un Varlık Fonu’na devredilmesinin ardından sürekli zarar ettiğini kaydetti. Rize-Artvin Havalimanındaki eksikliklere de dikkat çeken Çelik, İyidere Lojistik Merkez Projesi ile ilgili de önemli tespitlerde bulundu.

Rekolte Düşük Diye Taban Fiyatın Üzerinde Alıyorlar

Aslında destekleme ile birlikte tam olarak 7 TL değil, 6.80 kuruş ancak sevindirici bir tarafı şu, özel sektör 7 TL’nin üzerinde çay almaya başladı. Bazı özel sektörler 8 TL’den çay almaya başladı. Lakin bu özel sektör şu anda taban fiyatın üstünde çay alabiliyorlarsa geçtiğimiz yıllarda neden taban fiyatın altında yaş çay alıyorlardı. Demek ki alabiliyorlarmış. Neden böyle oldu! Çünkü bu sene yaş çayda rekolte düşük. Üreticilerin birçoğu yüksek gübre fiyatlarından ötürü çaylıklara gübre atamadı. Bu yüzden rekolte düştü. Üretici önünü göremedi.

Kuru Çay Artık Altın Değerinde

Gübrenin tonu bir ara 15 bin TL’yi buldu. Şimdi 9 bin TL’den satılıyor. Üretici gübre atamayınca çaylıklara rekolte düştü. Kuru çayda oldu altın değerinde. Özel sektörde bu sebeplerden ötürü taban fiyatın üstünde yaş çay alıyor. Burada başka bir şey söylemek istiyorum. Türkiye’de artık kaçak çay olmayacak artık çaylar yasal olarak gelecek. Çünkü çay yok. Çayda tüketim yok. Farklı ülkelerden kalitesiz çaylar gelecek, paketlenip Türk çayı diye satılacak.

Varlık Fonu Geldi Çaykur Zarar Etti

AKP iktidarının meselesi şudur. Mesele çiftçiyi, vatandaşı kalkındırmak değildir. Aldatmaca, kandırmaca parti haline geldi. Biz bunu gördük. Çiftçi bitti. ÇAYKUR, 2017 yılında Varlık Fonu’na devredildikten sonra yaptığı zarar ortada. 2017’den 2021’e kadar toplamda 2 milyar 107 milyon 168 bin TL zarar etmiş. Bu kimin parasıdır? Fadime halanın yani tüm üreticilerin parasıdır. Tüysüz yetimin parasıdır. Bu milletin parasını zarar ettirdiler. Ne zaman? ÇAYKUR’u Varlık Fonu’na devrettikten sonra.

Yusuf Beyin Elinde Bir Şey Yok

ÇAYKUR Genel Müdürü Sayın Yusuf Ziya Alim sevdiğimiz bir dostumuz, çok iyi bir insan. Sevdiğimiz bir insan. Ama ÇAYKUR’u o yönetmiyor ki. ÇAYKUR’u birileri yönetiyor. Onun elinde bir şey yok. Sarı çay, beyaz ile bizim işimiz yok. Genel müdür bizim kardeşimiz ama onun elinde bir şey yok. Çay olmazsa burası göç alır.

Köylüyü Köyünde Tutmak Gerekir

Türkiye’de tarım bitti, hayvancılık bitti. Şimdi sıra çaya geliyor. Bakın tarım ve hayvancılığı yeniden ayağa kaldırmak için köylüyü köyünde tutacaksınız. Onu köyde tutmak için ürettiği soğana, patatese, lahanaya, sarımsağa, arpaya, buğdaya ve diğer tüm ürünlere para vereceksiniz. Siz ona para vermezseniz köylü köyünde durmaz. Çocukları okul okuyacak. Bunun için de para lazım. Köylerde tarım alanı kalmadı. Neden kalmadı? Gübre, akaryakıt, tarım makineleri pahalı. Peki bu çiftçi ne yapacak? Alın terini karşılayamadığı zaman şehre göç etmek zorunda kalıyor.

Beton Ve Çimentoya Yatırım Yapıldı

Türkiye’nin yüzde 70’i tarıma dayalı bir ülkeydi. Sanayiye dönelim dediler ama üretime dayalı ne yatırım yapıldı bu ülkede? Üretime dönük bir şey yapılmadı. 20 yıldır bu ülkede betona, çimentoya yatırım yapıldı. Bunda da kazananlar belli. Rize’de yapılan yatırımlara bakıyoruz. Bir de bizim yayla yollarını birbirine bağlayacak olan Yeşil Yol Projesi vardı. Sahi bu Yeşil Yol Projesi ne oldu? Büyük heyecan vardı. Rize’de sokaktaki adamları, liyakatsiz adamları görev başına getirdiler. Yaylalardaki dozerler ne oldu? Bunları artık görmüyoruz. Bu arada bunları söylerken Yeşil Yol Projesini destekleyen birisi olarak söylüyorum. Bir hayal ortaya atıyorlar, gerisi gelmiyor.

Sabah-Akşam Zam Geliyor

HES yaptık diyorlar. İyi de yaptın bu HES’i de bu elektriğe gelen zamlar da neyin nesi oluyor? Doğal gaz bulduk diyorlar sürekli gaza zam üstüne zam geliyor. Akaryakıta sabah-akşam zam geliyor. Ya bıraksınlar bir şey bulmasınlar. Bizi bıraksınlar, Türkiye rahatlar. Ayrıca bu ülkede dine zarar verdiler. Dinden insanları soğuttular. Ateist, deist kişilerin sayıları artmaya başladı.

Sanki Bizim Ülkede Savaş Var!

Rusya-Ukrayna arasında savaş var. Dünya devletleri de Rusya’ya yaptırım uyguluyor. Parası bir lira değer kaybetmiyor. Onların parası değer kaybetmiyor da bize ne oluyor? Bizim paramız neden değer kaybediyor? Biz nerede yaşıyoruz? Bizim ülkemizde de mi savaş oluyor. Rusya’da yer yerinden oynamış ama onlara hiçbir şey olmuyor. Bizim Trakya bölgesi zeytinyağı tarlalarıydı. Talan edilmiş. Meğerse ayçiçeğini Rusya’dan alacaktık. Samanı, buğdayı farklı ülkelerden alıyoruz.

Çay Kanunu Siyasi Malzeme Oldu

Çay kanunu tasarısı sürekli konuşulur ama icraat olmaz. Biraz siyasi malzeme haline geldi. 12 Eylül’den önce çay üreticisini destekleme kanunu vardı. Yani o zamanlar devlet çayı almaya mecburuz diyordu. O zaman öyleydi. Almazsa denize dökülüyordu. Buna itiraz edenler olmuştu. İyi de şimdi ki budama sistemi de aynı projedir çok farkı yok. Biz bunu anlatamıyoruz. Şimdiye gelirsek çay kanunu tasarısında üreticiyi destekleyen bir madde yok. Bir madde olması lazım. Çay kanunu geciktiriyorlar, çünkü burada rantçılar var. İşlerine gelmiyor. Çay kanunu çıkarsa üretici daha rahat olacak. Ama çay kanununda üreticiyi destekleyecek bir madde olması lazım. Yaş çay taban fiyat uygulanması lazım. Bu olursa üretici rahatlar. Üretici alın terinin karşılığını alması lazım.

Çayı Profesörlere Değil Fadime Halaya Sorun

Profesörlerle konuşuyorlar. Konya’dan veya farklı şehirlerden gelen profesörlere, milletvekillerine çayı soruyorsunuz. İyi de çayı Fadime Halaya, Mehmet Amcaya çayı soracaksınız, üreticilere soracaksınız. Çay kanununa hangi maddelerin koyulacağını onlara soracaksınız. Çayı en iyi çay üreticisi bilir. En önemlisi de taban fiyatın alımların önüne geçilmesi lazım.

Çay Karadeniz Horonu Gibidir

Çay aynı Karadeniz horonuna benzer. Çay tarlada durmaz, topladığınızda da elinizde de durmaz. Onu satmanız lazım. Sattığınız zaman ambarda da durmaz, fabrika alması lazım. Fabrika aldığı zaman çayı soldurmak zorundadır. Yoksa çay çürür. Çay böyle bir üründür. Yani aynı Karadeniz horonu gibidir. Acele ile yapılan bir iştir.


Havaalanının Eksiklikleri Var

Rize-Artvin Havalimanını yapan başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm devlet erkanına teşekkür ediyoruz. Ancak bundan yaklaşık 10 sene önce havalimanının yapılması gerektiğini söylemiştik. O dönem başbakan olan Sayın Cumhurbaşkanı ‘gerek yok’ demişti. Daha sonra ihtiyaç olduğu anlaşılınca yapıldı. Önemli bir yatırım. Bazı eksiklikler var. Bunların giderilmesi gerekiyor.

Tüm İlçelerde Havaş Olmalı 

Bu eksikliklerden biri de HAVAŞ’ın seferlerinde aksaklıklar var. İyidere’ye kadar gidip Of’a, Sürmene’ye gitmemesi yanlış. Hatta Trabzon’a gitmelidir. Trabzon’a ben uçakla indiğimde HAVAŞ ile Hopa’ya kadar gidebiliyorsam Rize’den de Trabzon’a gidilsin. Rize’nin tüm ilçelerinde HAVAŞ seferlerinin koyulması lazım. İkizdere’ye de HAVAŞ’ın gitmesi lazım.

Uçak Seferleri Sınırlı

Uçak seferleri sınırlı. Ankara var. İstanbul seferlerinde de aksaklık var. 1 uçak var. Bunların da artırılması gerekir. Devasa diyorsunuz ama uçak inmiyor havaalanına. Bu nasıl olacak? Uluslararası havaalanı olacaksa bu havaalanına daha fazla önem verilmesi gerekiyor. Eksiklerin tamamlanması lazım. Deri koltukta oturmakla gelmiyor. Sorunların çözülmesi gerekiyor.

Torunlarımızda Borç Ödemesin

Biz bu havaalanı için 80 sene para ödeyecektik. İyi de şimdi 200 sene para ödemeyelim. Torunlarımız da borç ödemesin. Uçakları kaldırın da bu borçlar ödensin. Afrika’dan, Avrupa’dan dünyanın her yerinden uçaklar gelsin. 1-2 uçakla havaalanının borcu ödenmez. Dünyanın her yerinden sefer düzenlenmeli Rize’ye. Gelmek isteyen uçak firmalarını mecbur tutacaksınız.

Lojistik Merkez Önemli Ama…

İyidere Lojistik Merkez için İkizdere Cevizlik Taşocağından taş alınıyor. Orada çok fazla eylemler yapıldı. Yılda 3 milyon ton kargo, 8 milyon ton dökme yük. 100 bin ton konteynır taşımacılıkla bölge ticaretine yılda 200 milyon dolar, yan istihdama ise 450 milyon dolar katkı sağlayacak bir proje. 2023 yılında biteceği söyleniyor. Buradaki projede nerede ne yapılacağı belli değil. Proje bitsin de bir bakalım. Katkısı büyük görünüyor. Bölgemiz için can damarı bir proje. Yapanlara teşekkür ediyoruz. Ama bu projenin devamında kimlere nasıl, ne şekilde istihdam sağlanacağını bizler bilemiyoruz. Geminin geleceğini söylüyorlar ama projenin detayları ile ilgili kimse bir şey bilmiyor. Ayrıca bu lojistik merkezde elde edilecek para nereye gidecek? Devlete mi gidecek? Bu paralar devlete gitse devlet ihya olur.

Üretime Yönelik Yatırım Yok

Rize’de üretime dönük yatırım yok. Şimdi istihdama yönelik Çamlıhemşin ve İkizdere’de fabrikalar yapılıyor. Aslında üretim ve istihdama çok fazla bir yatırım yapılmamış. Mevcut yatırımları satmışlar. Üretime dayalı bir şey yok. Yaptıkları iş betona yatırım. Deniz dolduruyorlar, tünel yapıyorlar. yol yapıyorlar. Tamam bunlar da olsun, itiraz yok ama üretim ve istihdama dayalı yatırımlar da yapılsın. Ülkede neredeyse yüzde 100 betona yatırım yapmışlar. Yol, tünel. Yol, tünel karın doyurmuyor.

Kentsel Dönüşümde Mağduriyet Yok

Bu arada Rize’de sevindirici işler de var. Kentsel dönüşüm çalışmaları hızla ilerliyor. Doğruya doğru da demek lazım. Hızla ilerlediği gibi hak sahiplerini de mağdur etmediler. Tamamlanmaz üzere. Belediye başkanı Sayın Rahmi Metin’i ve tüm ekibini, TOKİ’deki ilgilileri, Ekşioğlu ailesini bu konuda tebrik ediyorum. Teşekkür ediyoruz.

Millet İttifakının Bel Kemiği Biziz

Demokrat Parti bu ülkenin ve Millet İttifakının bel kemiğidir. Demokrat Parti olmazsa olmaz. Partimiz bu işin başındadır. Hep birlikteyiz. Türkiye’de 2023 yılında yepyeni, beyaz bir sayfa açacağız. Bu beyaz sayfa ile birlikte Türkiye müreffeh ve adaletli bir ülke olacak. Talana son verilecek. Milletin bu kötü gidişata bir ‘dur’ diyeceğine inanıyorum. Millet İttifakının en önemli ayağı da genel başkanımız Gültekin Uysal’dır. Kendisi genç bir siyasetçidir aynı zamanda. 5-10 sene sonra bu mevcut liderler elini ayağını çekerler ama genel başkanımız yoluna devam eder.

sanalbasin.com üyesidir