Havadis53

Erkan Baş: Meclis, toplumu cendereye alacak yeni yasaların geçmesi için çalışacak

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Erkan Baş: Meclis, toplumu cendereye alacak yeni yasaların geçmesi için çalışacak
58 views
28 Haziran 2022 - 22:29

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Haberin Videosu;

Saray’ın büyük bir sıkışma içerisinde olduğunu ve Meclis’in çalışmalarına devam etmesine karar verdiğini hatırlatan Baş, “Toplumu ekonomik, sosyal, kültürel olarak cendereye alacak yeni yasaların hızla geçirilmesi için” Meclis’in çalışmasına karar verildiğini belirtti.

AKP iktidarının ek bütçe teklifine ilişkin eleştirilerini “Biz geçtiğimiz hafta burada ek bütçe için değerlendirmelerimizi yapmıştık. ‘İflasın itirafıdır bu ek bütçe’ demiştik ve özellikle altını çizmiştik” sözleriyle yineleyen Baş, “İktisat biliminin bütün ayrıntılarına vakıf olmaya gerek yoktu. Aralık ayında kabaca sunulan bütçeye bakan herkes, bu bütçeyle bu memleketin bir yıl yönetilemeyeceğini zaten söylemişti” ifadelerini kullandı.

“Zaten teklif edildiğinde çökmüş bütçenin, artık iktidar tarafından da iflasın kabulü biçiminde bize sunulduğu bir tabloyla karşı karşıyayız” değerlendirmesinde bulunan Baş, “Bu batırdıkları kendi babalarının çiftliği değil memleketi batırıyorlar. Bu batırdıkları tabloyu kurtarmak için yeni ÖTV’ler yeni KDV’ler, vergiler; bizlerin, emekçilerin, yoksulların, halkın, bu ülkenin yüzde 99’unun alın terinden toplayacaklar” şeklinde konuştu.

“Yine yoksul halkın kursağındaki 2 lokmaya göz dikiyorlar” diyerek eleştirilerini dile getiren Baş, “Adını koyalım. Bu bütçe önerisi, bu bütçe bir çökme bütçesidir. Bir çöküş bütçesidir. Çöken Saray Rejimi’nin, çöken suç örgütünün; giderayak emekçinin, işçinin, yurttaşın alın terine biraz daha çökmek için ortaya getirdiği bir belgedir bu. O yüzden ‘Çöküş bütçesidir’ diyoruz ve çöken Saray Rejimi’nin ayağa kaldırılmasına izin vermeyeceğiz diyoruz” diye konuştu.

Kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, maaşına yapılacak zamdan vazgeçtiğini söyleyen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a da eleştirilerde bulunan TİP Genel Başkanı, “Sen memleketin havasını, suyunu, taşını, toprağını, fabrikasını, limanlarını satmışsın, servetine servet katmışsın. ‘Arkadaşlara talimat verdim, zamla ilgili kanundan çıkartsınlar’ diyor. İstesen de yiyemezsin ki o paraları, o kadar para yiyecek bir insan yok dünyada” derken, “Ben şunu söyleyeceğim, sağ ol Tayyip Erdoğan, gerçekten sağ ol. Sağlığına sıhhatine çok dikkat et, sağ ol ki bu yaptıklarının hesabını sorabilelim sana” ifadelerini kullandı.

Meclis’te görüşülmesi beklenen sansür yasası için iktidarın fırsat kolladığını belirten Baş, “Bu yoğun tartışmalar içerisinde, toz bulutu içerisinde aradan bunu da sıyırırız diye bir niyetleri var. Sonuna kadar direneceğimizi herkes bilsin” vurgusunda bulundu.

Tarikat lideri Mahmut Ustaosmanoğlu’nun cenazesindeki görüntüler için “Devlet kademelerinin yöneticileri, bir kısım siyasetçi, kadınları ikinci sınıf vatandaş bile görmeyen bir tarikatın peşine takıldılar” diyen ve laikliğin bu ülke toprakları için ne kadar önemli olduğunun bir kez daha ortaya çıktığını belirten Baş, “Tam da bu nedenle 29 yıl sonra Sivas’ı bir kez daha anma ihtiyacı hissediyoruz ve Sivas Katliamı’ndan çıkarılması gereken çok ders, yüzleşmemiz gereken çok fazla mesele olduğunu hatırlatıyoruz” şeklinde konuştu.

‘SARAY BÜYÜK BİR SIKIŞMA İÇERİSİNE GİRİNCE MECLİS’İN ÇALIŞMALARA DEVAM ETMESİNE KARAR VERİLDİ’

Erkan Baş’ın açıklamaları şöyle:

“Olağan koşullarda Meclis’in kapanmasına doğru gitmemiz gereken günlerde, tabii Saray büyük bir sıkışma içerisine girince Meclisimiz’de de çalışmalara tam gaz devam kararı verilmiş durumda. Şunu ifade edelim. Bizim Türkiye İşçi Partisi olarak halkımızın gerçek sorunlarıyla ilgilendiği sürece, gerçek sorunlara çara üreteceği ihtimali olduğu sürece; Meclis’in yılın 362 günü, 7 gün 24 saat çalışmasına en küçük bir itirazımız yok. Fakat normal zamanlarda neredeyse ‘mış’ gibi çalıştırmak, deyim yerindeyse gün geçsin diye toplanan TBMM’nin; yukarıdan, Saray’dan talimatlar geldiğinde büyük bir kararlılıkla çalışmaya devam etmesini de halkımızın dikkatine sunuyoruz.

‘MECLİS, TOPLUMU CENDEREYE ALACAK YENİ YASALARIN GEÇİRİLMESİ İÇİN ÇALIŞACAK’

Saray’ın noteri haline getirilen Meclis, aralıksız bir biçimde bayrama kadar çalışacak. Bizim açımızdan soru net: Halkın artık çekilmez hale getirilen hayatına, sıkıntılarına çare mi olacak bu çalışma? Kesinlikle hayır. Tam tersini iddia ediyoruz. Toplumu ekonomik, sosyal, kültürel olarak cendereye alacak yeni yasaların hızla geçirilmesi için çalışacak ve bunların halkın dertleriyle en küçük bir ilgisi yok.

‘BÜTÇE, MECLİS’İN KAPISINDAN GİRİP ÇIKTIĞI DÖNEMDE YÜZDE 10’UNU KAYBETMİŞTİ’

Örneğin, buradan çıktıktan sonra Genel Kurul’a geçeceğiz. Büyük ihtimalle bir iki saat içerisinde ek bütçe Meclis’in gündemine getirilecek. Biz geçtiğimiz hafta burada ek bütçe için değerlendirmelerimizi yapmıştık. ‘İflasın itirafıdır bu ek bütçe’ demiştik ve özellikle altını çizmiştik. Bakmayın ek bütçe falan denildiğine, 2022 yılının bütçesini ilk 6 ayda bitiren iktidar, neredeyse bütçe rakamına çok yakın bir düzeyde sözde ek bütçe talep etmektedir. Alim olmaya gerek yoktu arkadaşlar. İktisat biliminin bütün ayrıntılarına vakıf olmaya gerek yoktu. Aralık ayında kabaca sunulan bütçeye bakan herkes, bu bütçeyle bu memleketin bir yıl yönetilemeyeceğini zaten söylemişti. Niye söylemiştik? İşte, bütçe Meclis’e ilk sunulduğunda dolar 9,5 lira civarındaydı. Aralık ayında, kabule geldiğimizde 13’ü geçmiş, 13,5’lara dayanmış bir dolardan bahsediyorduk. Zaten bütçe daha Meclis’in kapısından girip çıktığı dönemde yüzde 10’unu kaybetmiş bir bütçeydi. Bu kadar basit gerekçelerle anlatmaya çalıştık ama tabii bunlar müthiş yerli ve milli iktisat bilgileriyle, inanılmaz ekonomik atraksiyonlarıyla ülkeyi yönetebileceklerini düşünüyorlar.

‘BÜTÇE, İKTİDAR TARAFINDAN DA İFLASIN KABULÜ BİÇİMİNDE SUNULDU’

Zaten teklif edildiğinde çökmüş bütçenin, artık iktidar tarafından da iflasın kabulü biçiminde bize sunulduğu bir tabloyla karşı karşıyayız. Şimdi, bizden istedikleri şey şu. Bir bütçe teklifi getirmişler zamanında, demişiz ki ‘Olmaz, bununla batarsın’ Demişler ki ‘Yok’; ‘Bak, batacak’ Göstermişiz, batıyor, batmaya doğru gidiyor. ‘Yok’ demişler. Şimdi diyorlar ki, ‘Battık, para istiyoruz’ Ve bunu kabul etmemizi bekliyorlar. Sorun şurada: Bu batırdıkları kendi babalarının çiftliği değil memleketi batırıyorlar. Bu batırdıkları tabloyu kurtarmak için yeni ÖTV’ler yeni KDV’ler, vergiler; bizlerin, emekçilerin, yoksulların, halkın, bu ülkenin yüzde 99’unun alın terinden toplayacaklar.

‘BİZDEN ALDIKLARINI KENDİ YANDAŞLARINI SERVET SAHİBİ YAPMAK İÇİN KULLANACAKLAR’

Bizlerden aldıklarını da götürecekler; işte beşli çeteye, o döviz üzerinden yaptıkları anlaşmalar nedeniyle geçmediğimiz köprülere, kullanmadığımız havalimanlarına, randevu bile alamadığımız şehir hastanelerinde kendi yandaşlarını servet sahibi yapmak için
kullanacaklar.

‘BU BÜTÇE ÖNERİSİ; ÇÖKEN SARAY REJİMİ’NİN, YURTTAŞIN ALIN TERİNE BİRAZ DAHA ÇÖKMEK İÇİN GETİRDİĞİ BİR BELGEDİR’

Geride kalan 6 ayda, yandaşlarını zenginleştirmek için kullandıkları için bitti bu para. Şimdi yetmedi, doymuyorlar. Arsızlar, doymuyorlar. Yiyorlar yiyorlar yiyorlar, şişiyorlar, çatlayıncaya kadar patlayıncaya kadar yiyorlar ama doymuyorlar… Yine yoksul halkın kursağındaki 2 lokmaya göz dikiyorlar. O yüzden adını koyalım. Bu bütçe önerisi, bu bütçe bir çökme bütçesidir. Bir çöküş bütçesidir. Çöken Saray Rejimi’nin, çöken suç örgütünün; giderayak emekçinin, işçinin, yurttaşın alın terine biraz daha çökmek için ortaya getirdiği bir belgedir bu. O yüzden ‘Çöküş bütçesidir’ diyoruz ve çöken Saray Rejimi’nin ayağa kaldırılmasına izin vermeyeceğiz diyoruz.

‘MAAŞ ZAMMINDAN VAZGEÇMİŞ BEYEFENDİ’

Sadece bir hafta 10 gün içerisinde ortaya çıkan tepkiyi gördüler. Dün, belki de eğer hatırladığımız başka bir örneği yoksa Tayyip Eroğan ilk defa büyük bir fedakarlık yaptı! Kendisine buradan yürekten teşekkür ediyoruz, sağ olsun! Maaş zammını kanun teklifinden çıkartmayı arkadaşlarına talimat olarak vermiş. Bak bak! Yani uçan saray, yüzen saray, kaçak saray; yediğin önünde yemediğin arkanda, bütün sülalen servetine servet katmış, her geçen gün zenginleşmişsin, ayda 100 bin liranın üstünde para alıyorsun. Yol parası vermezsin, yemek parası vermezsin, elektrik parası vermezsin, su parası vermezsin… Bak bak bak bak! Maaş zammından vazgeçmiş
beyefendi! Gerçekten söyleyecek söz bulamıyoruz arkadaşlar. Hanlar, hamamlar, gemicikler… Neyin yok arkadaş senin, olmayan ne var sende ya!

‘SAĞ OL Kİ BU YAPTIKLARININ HESABINI SORABİLELİM SANA’

Bir insanın ömrü boyunca bir kere kullanabileceği şeylere milyonlarca lira para veren bir zihniyetiniz var sizin. Memleketi, yurttaşı gerçekten limon gibi sıkmışsınız; vatandaş fatura kabuslarıyla yaşıyor, vatandaş kira ödeyemeyecek halde… Sen memleketin havasını, suyunu, taşını, toprağını, fabrikasını, limanlarını satmışsın, servetine servet katmışsın. ‘Arkadaşlara talimat verdim, zamla ilgili kanundan çıkartsınlar’ diyor. İstesen de yiyemezsin ki o paraları, o kadar para yiyecek bir insan yok dünyada. Büyük fedakarlık gerçekten! Ben şunu söyleyeceğim, sağ ol Tayyip Erdoğan, gerçekten sağ ol! Sağlığına sıhhatine çok dikkat et, sağ ol ki bu yaptıklarının hesabını sorabilelim sana. Sağlıklı ol ki bu yaptıklarının hesabını sorabilelim.

‘BAĞIMSIZ VE ADİL MAHKEMELERDE, HÜR İRADELİ İNSANLAR OLMA ŞANSINI YAKALAYACAKSINIZ’

Bir çift laf var. AKP grubuna söylemem lazım. Şimdi geçen hafta bu teklif geldi. Biz dedik ki ‘Ya ayıp değil mi? Memlekette insanlar yoksulluktan kırılıyor, memleket yangın yerine dönmüş, yangınları söndürecek Orman Genel Müdürlüğü’ne verecek paranız yok. Cumhurbaşkanı utanmadan 40 bin lira daha maaşına zam yapıyor, ayıp değil mi?’ dedik. Cansiperane savundular. Bütün basın emekçilerinden rica ediyorum, o görüntüleri çıkarsınlar. Nasıl cansiperane Cumhurbaşkanı’nı savunduklarını hep birlikte izledik değil mi? Şimdi, geçmiş olsun arkadaşlar. Geçmiş olsun! Siz onları cansiperane savunuyorsunuz, halktan gelen basıncı gördüğü zaman Cumhurbaşkanı köşeye çekiliyor. Hepiniz ortada kalırsınız! Ne yapacaksınız şimdi? Ne yapacaksınız şimdi ya? Geçen hafta ettiğiniz bütün lafları, o yıkama yağlamaların hepsini yutacak mısınız? İnsanda biraz onur, biraz haysiyet, biraz duruş olur değil mi? Şimdi iddia ediyorum, hepsi de ellerini kaldıracaklar; o teklifteki o maddeyi değiştirecekler. Ne oldu geçen hafta söylediğiniz laflar? İşte böyle, geçmiş olsun! Siz resmen, Cumhurbaşkanınızın bu hareketiyle hepiniz birden, özgür iradesi olmayan insanlar, kurban olduğunuz bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Ama gerçekten telaş etmeyin. Artık bu oyun sizin için de sonuna doğru geldi. Oyun bitiyor. Ve sanıyorum en azından bağımsız ve adil mahkemelerde, hür iradeli insanlar olma şansı yakalayacaksınız.

‘BAKAN BEYİN 6 AYLIK SÜRESİ DOLUNCA EFENDİSİ YARDIMA KOŞTU, BİR 6 AY DA O İSTİYOR’

Şimdi bu büyük fedakarlık yanında ne diyor peki Tayyip Erdoğan? ‘Ekonomi düzelecek merak etmeyin; şubatta, martta falan toparlarız. Milletimizden biraz daha sabır bekliyoruz’ Bu cümleleri duyunca sanıyorsunuz ki dün iktidara gelmiş de yeni, alışmaya çalışıyor duruma. O yüzden vatandaşlardan sabır istiyor, zaman bekliyor ama onlarda artık bu alışkanlık oldu. Hatırlayacaksınız, dün galiba yıl dönümüydü, o ışıldak bakan; ‘Şöyle bir 6 ay uyuyun, uyanın her şey çok güzel olacak’ dedi. Dün bakan beyin 6 aylık süresi dolunca efendisi yardıma koştu. Bir 6 ay da o istiyor. Bir 6 ayı da onun için bekleyeceğiz! Bakalım, ayinesi iştir kişinin değil mi; 6 ay önce bakan ‘Biraz sabır’ dediğinde dolar 11’di. 6 ay sonra uyanacaktık, hepsi geçecekti. Ben buraya gelirken baktım 16,62 dolar. Arada 17,60’ları gördüğümüz de oldu. Bakan ‘6 ay uyuyun, hepsi geçecek’ dediğinde, gram altın 658 liraydı. Bugün bin lira.

‘6 AY UYKUYA DAVET ETTİKLERİNDE 11,62 OLAN BENZİN BUGÜN 26,27 LİRA’

Hatırlayın. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçeceğimiz seçimlerden önce, Cumhurbaşkanı toplamıştı yandaşlarını; ‘Siz 24’ünde verin bu kardeşinize yetkiyi, görün etkiyi’ demişti. Geride kalan 4 yılda şükürler olsun hep beraber o etkiyi görüyoruz! Bunlar sürekli olarak, her gün batırarak geçirdikleri için geleceğe dair birtakım tarihler veriyorlar. Gelecek de bir gün geliyor, geldiğinde de utanacak yüzleri olmadığı için yeni bir tarihle bizi karşı karşıya bırakıyorlar. Bu 6 aylık arsızlıkları, utanmazlıkları lütfen unutmayalım. 6 ay önce bizi 6 ay uykuya davet ettiklerinde 11,62’den satılan benzin, bugün 26,27’ye ulaşmış. Yüzde 134! Birilerinin de çıkıp bunu sorması lazım. Birilerinin çıkıp ‘Siz bu milletle dalga geçmekten bıkmadınız mı, utanmıyor musunuz?’ diye yüzlerine karşı söylemesi lazım.

‘SOKAKTAKİ İNSAIN BEKLENTİSİ BU İKTİDARIN GİTMESİ; HEPİMİZ BİLİYORUZ Kİ ÇOK AZ KALDI’

Ben net olarak ifade edeyim, krediyi tüketmiş bir iktidarla karşı karşıyayız. Bu ülkenin Tayyip Erdoğan ve onun yanındakilere zerre kadar inancı yok, zerre kadar da ihtiyacı yok. Bu ülke için yapılabilecek tek şey kaldı, derhal o koltukları boşaltmaları. Sokaktaki insanın tek beklentisi bu iktidardan; bir gün uyandığımızda bunların, bütün şürekasıyla beraber pılını pırtını toplayıp gitmesi. Hepimiz biliyoruz ki bu hayalimizi gerçekleştirmeye de çok az bir süre de kaldı.

‘BAYRAM TATİLİ 9 GÜNMÜŞ; BUNU DA MÜJDE DİYE SUNUYORLAR’

Bunları geçiyorum arkadaşlar… Kaçıncı kez petrol bulduk, kaçıncı kez doğal gaz bulduk, kaçıncı kez zenginleşiyoruz bunları bilmiyorum… Bir de gerçekten ağzımı bozmamak için uzatmayacağım ama bayram tatilini 9 güne çıkartmışlar. Bunu da müjde diye veriyorlar. Memlekette tatile giden kim kaldı? Gerçekten tatile gidebilen kim kaldı? Bırakın tatili, insanlar memleketindeki analarının babalarının yanına gidip bayramlaşabilecek durumda değil. Ama bayram tatili 9 günmüş. Bunu da müjde diye sunuyor.

‘SANSÜR YASASINA SONUNA KADAR DİRECENECEĞİZ’

Meclis’in gündeminde bütçe dışında ne var, sansür yasası. Halkta yarattıkları öfkeyi gördüler, sadece kendi yalanlarını duyurabilsinler diye çıkartmak istedikleri yasayı; onurlu gazetecileri, altını çiziyorum onurlu gazetecileri susturmak için çıkartmak istedikleri yasayı oluşan tepki neticesinde geri çekmişlerdi. Büyük ihtimalle fırsat kolluyorlar. Bu yoğun tartışmalar içerisinde, toz bulutu içerisinde aradan bunu da sıyırırız diye bir niyetleri var. Sonuna kadar direneceğimizi herkes bilsin.

‘BİLAL OĞLANLAR SARAY’A, KÜRT MEHMETLER NÖBETE YASASI’

Bedelli askerlik düzenlemesini de içeren bir düzenleme yapıyorlar. Çok açık ifade etmek lazım. Zengin çocuğu askere gitmesin; yoksul, fakir, parası olmayan halk çocukları tıpış tıpış askerliğe devam etsinler diye düzenleme yapıyorlar. Bilal oğlanlar Saray’a, Kürt Mehmetler nöbete yasası. Bunu kalıcılaştırmışlardı zaten, şimdi rötuşlarını yapıp tam olarak istedikleri hale getirmek için çaba sarf ediyorlar.

‘3600 EK GÖSTERGE DÜZENLEMESİ, SENDİKALARI DEVRE DIŞI BIRAKARAK SARAY’DAKİNİN İCAZETİYLE HAZIRLANMIŞ’

Torba yasa olmazsa olmaz, AKP’nin bir torba yasayı araya sıkıştırmaması mümkün değil. Orada da yıllarca sürüncemede bıraktıkları, milyonlarca emekçiyi, memuru mağdur ettikleri 3600 ek gösterge düzenlemesi yine sendikaları devre dışı bırakarak, Saray’daki ne istiyorsa onun istediği gibi onun icazetiyle hazırlanmış. İddia ediyoruz yeni mağduriyetler, ayrışmalar yaratan bir yasayla karşı karşıyayız.

‘BARIŞ ATAY’IN İŞARET ETTİĞİ TEHLİKE HAYATA GEÇTİ’

Doğa katliamıyla ilgili çok konuşuldu, bir şeyi hatırlatmak istiyoruz. Yaklaşık bir ay önce Hatay Milletvekilimiz Barış Atay konuyla ilgili bir soru önergesi verdi. Bakanlık, zahmet edip yanıt yazma ihtiyacı bile duymamıştı. Sorduğumuz soruda işaret ettiğimiz tehlike hayata geçti. Bakanlık şimdi bir zahmet altın madeninin faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı ki bölgede hala faaliyetlerin devam ettiğine dönük iddialar da var. Bir de maden şirketi utanmadan ‘Sadece 8 kilogram siyanür sızdı’ diye açıklama yaptı. Bahsettiğimiz şey siyanür! Bir damlasının insan hayatını yok etmeye yettiği bir zehirden söz ediyoruz ama neymiş, ‘sadece’ 8 kilogram sızmış!

‘SİVAS KATLİAMI’NDAN ÇIKARILMASI GEREKEN ÇOK DERS VAR’

Bu hafta 2 Temmuz Sivas Katliamı’nın 29. yıl dönümünü hep birlikte anacağız. Geçtiğimiz hafta da denk geldi, devlet kademelerinin yöneticileri, bir kısım siyasetçi, kadınları ikinci sınıf vatandaş bile görmeyen bir tarikatın peşine takıldılar. Laikliği hiçe sayan, kadın haklarından bihaber, toplumsal eşitliğe ve birliğe çağ dışı yorumlar getiren tarikat ve cemaatlerin kamusal alanlarda böyle boy göstermesi, altı oyulmuş laiklik açısından gelinen noktanın son derece vahim bir göstergesi. Siyasal İslam’ın da alametifarikası bu. Kendinden olmayanları ezip kontrol etmeye, tahakküm kurmaya çalışırken kendinden gördüğünü, görüşü ne kadar çağ, akıl ve bilim dışı olursa olsun ihya etmek, yandaşlıkla kazandırmak ve kayırmak siyasal İslamcılığın en karakteristik özelliklerinden bir tanesi. O yüzden geçtiğimiz hafta takınılan tavırlar, bize laikliğin bu ülke toprakları için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Tam da bu nedenle 29 yıl sonra Sivas’ı bir kez daha anma ihtiyacı hissediyoruz ve Sivas Katliamı’ndan çıkarılması gereken çok ders, yüzleşmemiz gereken çok fazla mesele olduğunu hatırlatıyoruz. 2 Temmuz’da partili arkadaşlarımız ve milletvekili arkadaşlarımız Sivas’ta olacak. Gericiliğe karşı güçlü bir duruşu bir kez daha hep birlikte sergileyeceğiz.

‘BU ÜLKEYİ, LAİK BİR CUMHURİYET OLARAK YENİDEN İNŞA EDECEĞİZ’

En önemlisi de şudur, bu ülkeyi siyasal İslam’ın yarattığı tüm tahribata rağmen Aleviler, kadınlar, gençler ve bu ülkenin herkes kadar asil sahibi olduğunu düşünen tüm yurttaşlarıyla beraber yaşanabilir, nefes alınabilir, eşit, özgür, barış içerisinde yaşayacağımız laik bir cumhuriyet olarak yeniden inşa edeceğiz.

‘KIBRISLI YOLDAŞLARIMIZA UYGULANAN ‘ÜLKEYE ALMAMA KARARI’NI KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL’

Bu hafta Kıbrıslı konuklarımız var. Kıbrıs Sol Hareket’ten yoldaşlarımızı TBMM’de de ağırlayacağız, ülkelerimize ve bölgemize dönük değerlendirmeler yapacağız. Fakat Kıbrıs Sol Hareket Genel Sekreteri Abdullah Korkmazhan, bu temaslar için Ankara’ya geldiği sırada Esenboğa Havalimanı’nda indiğinde ‘mili güvenliğe aykırı harekette bulunmak’ gerekçesiyle Türkiye’ye alınmadı. G82 gerekçe gösterilerek Türkiye’ye girişi engellenen Kıbrıslıların yeni bir örneğiyle karşı karşıyayız. Kıbrıslılar, AKP iktidarının istediği gibi düşünmek, iktidarın istediği gibi yaşamak zorunda değiller ve Türkiyeli muhalifleri cezaevine atarken, Türkiye’de muhalifleri sustururken uluslararası alanda da iktidarın kendi ülkelerine dönük müdahalesine karşı haklı bir ses çıkartan Kıbrıslı yoldaşlarımıza uygulanan ‘ülkeye almama kararı’nı kabul etmemiz mümkün değildir. Bunu şiddetle kınıyoruz ve ayrıca bu nedenle de Kıbrıslı yoldaşlarımızla birlikteliğimizi, mücadelemizi güçlendirerek sürdüreceğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum.”

 

sanalbasin.com üyesidir