Havadis53

Prof. Dr. Servet Karasu deprem bölgesindeydi: Umursamadığımızı görmek acı verici

Deprem bölgesinde bilirkişi olarak görev yapan Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ)
İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Servet Karasu “Ne yazık ki 1999 depreminden gereken dersleri almadığımızı, kayıtsız kaldığımızı, umursamadığımızı görmek gerçekten acı verici. Yapılan incelemelerde tespit edilen problemler, daha önce meydana gelen depremlerde yapılan tespitlerden çok farklı değil” dedi.

Prof. Dr. Servet Karasu deprem bölgesindeydi: Umursamadığımızı görmek acı verici
377 views
23 Mart 2023 - 13:25

HABER:ARZU ERBAŞ

RTEÜ İnşaat mühendisliği bölümü akademik ve teknik personelden oluşan ekip, deprem bölgesinde hasar tespit çalışmalarına katılıyor, bilirkişi olarak görev yapıyor. Arş. Gör. Muhammet Fatih Yentimur ve Arş. Gör. Talip Çakmak Malatya’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının koordinasyonunda hasar tespit çalışmalarında bulundular. Prof. Dr. Servet Karasu, Prof. Dr. İlker Ustabaş, Öğr. Gör. Dr. Adnan Kıral, Arş. Gör. Muhammet Fatih Yentimur ve Arş. Gör. Talip Çakmak’tan oluşan ekip ise dönüşümlü olarak Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda bilirkişi olarak görev yapıyor.

‘HER ŞEHİRDE DEPREM İZLERİNİ TAŞIYAN SEMBOLLERİN MUTLAKA BIRAKILMASI GEREKİR’

Yaptıkları incelemelerde yapılarda ortaya çıkan ihmalleri ifade eden İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Servet Karasu “Ne yazık ki 1999 depreminden gereken dersleri almadığımızı, kayıtsız kaldığımızı, umursamadığımızı görmek gerçekten acı verici. Yapılan incelemelerde tespit edilen problemler daha önce meydana gelen depremlerde yapılan tespitlerden çok farklı değil. Kolonların yetersiz olması, yeteri kadar perde kullanılmaması, betonun kalitesizliği, donatıların yeterli miktarda olmaması ve doğru yerleştirilmemesi, yapısal düzensizlikler, çıkmaların olması, zemin katlardaki dükkânlarda duvar olmamasından dolayı yumuşak kat olarak nitelendirdiğimiz zayıflıklar ve benzerleri. Sizin binanızın sağlam olması yetmiyor, çevrenizdeki komşu binalarında sağlam olması gerekiyor. Çok sayıda sağlam bina komşu binaların çarpmaları nedeniyle hasar almış durumdalar. Öte yandan, Hiç değilse buradan çıkaracağımız dersleri gelecek nesillerinde görmesi unutmaması için her şehirde deprem izlerini taşıyan sembollerin mutlaka bırakılması gerekir. Unutmayalım, unutturmayalım, ders alalım, işimizi hakkıyla yapalım” dedi.

‘DEVLET, TÜM KURUMLARI İLE BÖLGEDE GÖREV YAPIYOR’

10 gündür gölgede bilirkişi olarak görev yapan İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Servet Karasu devletin tüm kurumları ile bölgede görev yaptığını belirterek ”Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Devlet Su İşleri yüzlerce iş makinesiyle, ülkemizin dört bir yanından gelen Orman Genel Müdürlüğü personelleri ve araçları, il Özel idareleri, onlarca büyüklü küçüklü il, ilçe belediyeleri personelleri ve iş makineleriyle birlikte bölgede durmaksızın çalışıyorlar. Askerlerimiz, cumhuriyet savcıları, polis teşkilatı, özel harekât birimleri, yüzlerce sağlık personeli ve unuttuğum diğer kurumlar tüm birimleriyle canla başla çalışıyorlar. Toplumun her kesimini temsil eden, çok bilinenler ve adını ilk kez orada gördüğüm onlarca sivil toplum kurulusu, vakfı, derneği, gönüllü personelleriyle, bağımsız olarak Türkiye’nin hemen hemen her ilinden araçları ile gelen güzel insanlar of bile demeden yöre halkının, özellikle çocukların yüzünde bir küçük tebessüm ettirebilmek için içtenlikle hizmet ediyorlar” dedi.

‘METANETLERİNİ KORUYORLAR’

Bölge insanının üzerindeki şoku yavaş yavaş atlatmaya çalıştığını söyleyen Prof. Dr. Servet Karasu “Başka illere gidenler yavaş yavaş evlerine dönüp hiç değilse kalan eşyalarını kurtarmanın derdindeler. En çok mustarip oldukları konu ise gittikleri, gidecekleri yerlerdeki ev kiraları. Mersin’de 1+1 evlerin 10 bin TL civarında olduğundan dert yanıyorlar. Dükkânının hemen yanında çalışan bir vinç operatörünün küçük bir makineyi kamyona yüklemek için talep ettiği 2500 TL’yi depremzede vatandaşımız kabullenemiyor. Öte yandan gittikleri yerlerde gördükleri misafirperverlikten övgüyle bahsediyorlar. Metanetlerini koruyorlar, Allah devletimize milletimize zeval vermesin diye dua ediyorlar. Bölge insanının misafirperver olduğunu biliyordum ve bu zor ortamda bile buna birçok kez şahit oldum. Çalışmalarımız esnasında gördüğümüz, konuştuğumuz birçok insan evinin bahçesinde kurmuş olduğu barakaya, çadıra davet ederek bir kahvemizi için, daha sonra yine mutlaka gelin bir çayımızı çorbamızı için şeklinde samimi davetleri karşısında duygulanmamak elde değil” ifadelerini kullandı.

timbir - birlik haber ajansi